Türkiye, girişimcilik ekosisteminde erken aşama faaliyetlerde küresel ortalamaların üzerinde bir ivme yakalamış olsa da, makroekonomik istikrarsızlık ve özellikle fon erişimindeki zorluklar nedeniyle ölçeklenme ve sürdürülebilir büyüme konusunda önemli engellerle karşı karşıya. Ülke, fırsat odaklı girişimcilikte umut verici bir tablo çizerken, yatırım rakamlarındaki dalgalanmalar ve girişimcilerin karşılaştığı sistemik sorunlar, potansiyelin tam olarak gerçekleşmesi için yapısal adımlar atılmasının kaçınılmaz olduğunu gösteriyor.
Global Entrepreneurship Monitor (GEM) raporuna göre Türkiye, toplam erken aşama girişimcilik faaliyeti (TEA) oranıyla dünya ve Avrupa ortalamalarının üzerinde bir performans sergiliyor. Ancak, 2022’de ulaşılan 1.7 milyar dolarlık yatırım zirvesinden sonra 2023’te 100 milyon dolara düşen ve 2024’ün ilk çeyreğinde 30.8 milyon dolarla toparlanma emareleri gösteren yatırım hacmi, ekosistemin kırılganlığını gözler önüne seriyor. Bu durum, Türkiye’nin güçlü başlangıç potansiyelini istikrarlı ve sürdürülebilir bir başarı hikayesine dönüştürme yolculuğunda kritik bir dönemde olduğunu ortaya koyuyor.
Erken Aşama Girişimcilikte Küresel Liderlik: Neredeyiz?
GEM’in 2023/2024 Türkiye raporu, ülkenin girişimcilik haritasına dair çarpıcı veriler sunuyor. Rapora göre, Türkiye’deki toplam erken aşama girişimcilik faaliyeti (TEA) oranı %19.3 seviyesinde. Bu oran, dünya ortalaması olan %11.3 ve Avrupa ortalaması olan %8.2’nin oldukça üzerinde bir performans sergiliyor. Bu durum, Türkiye’de yeni iş fikirlerinin hayata geçirilmesi konusunda yüksek bir dinamizm olduğunu gösteriyor.
Girişimcilerin motivasyonlarına bakıldığında, Türkiye’de fırsat odaklı girişimciliğin oranı %60.5 iken, zorunluluk odaklı girişimcilik %39.5 seviyesinde. Fırsat odaklı girişimciliğin yüksek olması, yenilikçi ve büyümeye yönelik projelerin daha fazla öne çıktığının bir işareti. Ayrıca, girişimcilerin %67.4’ü kendilerini bir iş kurmak için gerekli bilgi ve becerilere sahip hissettiklerini belirtirken, başarısızlık korkusu yaşayanların oranı ise %42.2 ile dikkat çekiyor. Bu oran, girişimcilerin yüksek özgüvenine rağmen, risk algısının da önemli bir faktör olduğunu gösteriyor.
Yatırım Ortamı: Rakamlar Ne Anlatıyor?
2022’den 2024’e Yatırım Seyri
Türkiye girişimcilik ekosistemi, son yıllarda yatırım hacminde büyük dalgalanmalar yaşadı. 2022 yılı, Türk girişimlerinin 1.7 milyar dolar yatırım alarak rekor kırdığı bir dönem oldu. Ancak, bu parlak tablonun ardından 2023, küresel ekonomik daralma ve makroekonomik belirsizliklerin etkisiyle ciddi bir düşüşle geçti ve toplam yatırım sadece 100 milyon dolar seviyesinde kaldı.
2024’ün ilk çeyreği ise kısmi bir toparlanma sinyali verdi. Yılın ilk üç ayında 31 girişime toplam 30.8 milyon dolar yatırım yapıldı. Bu rakam, 2023’ün ilk çeyreğinde yapılan 18.3 milyon dolarlık yatırıma göre önemli bir artışı temsil ediyor. Ancak, 2022’nin ilk çeyreğindeki 635.8 milyon dolarlık rekorun hala çok uzağında. Bu veriler, yatırım ortamının henüz tam anlamıyla istikrara kavuşamadığını ve yatırımcı iştahının dikkatle izlenmesi gerektiğini gösteriyor.
Neden Bir Düşüş Yaşandı?
Yatırım rakamlarındaki sert düşüşün ardında birden fazla neden yatıyor:
- Küresel Makroekonomik Kırılganlıklar: Yüksek enflasyon, artan faiz oranları ve jeopolitik gerilimler, küresel risk iştahını azaltarak yatırımcıları daha temkinli hale getirdi.
- Likitide Daralması: Özellikle Amerika ve Avrupa’daki startup yatırım piyasalarındaki daralma, Türkiye gibi gelişmekte olan pazarlara yönelen fonları da olumsuz etkiledi.
- Odak Değişikliği: Yatırımcılar, hızlı büyüme yerine kârlılık ve sürdürülebilirlik odaklı modellere yöneldi. Bu durum, yüksek büyüme vaat eden ancak henüz kârlı olmayan girişimlerin fon bulmasını zorlaştırdı.
- Kurumsal Yatırımcıların Beklentileri: Büyük kurumsal yatırımcılar ve fonlar, özellikle A serisi ve sonrası yatırım turlarında daha titiz davranarak, sadece olgunlaşmış ve net bir iş modeline sahip girişimlere yöneldi.
Girişimciliğin Önündeki Temel Engeller Neler?
Türkiye’deki girişimcilik ekosisteminin potansiyelini tam anlamıyla ortaya koymasının önündeki başlıca engeller:
- Makroekonomik Belirsizlik: Yüksek enflasyon, kur dalgalanmaları ve faiz oranlarındaki oynaklık, iş planlamasını zorlaştırıyor ve uzun vadeli öngörülebilirliği azaltıyor.
- Fon Erişiminde Zorluklar: Özellikle erken aşama sonrası (A serisi ve devamı) yatırım turlarında fon bulma sıkıntısı yaşanıyor. Girişimlerin ölçeklenmesi için kritik olan bu aşamalarda yatırımcı sayısı yetersiz kalabiliyor.
- Bürokratik Süreçler ve Hukuki Altyapı: İş kurma, izin alma ve yasal düzenlemelere uyum süreçlerindeki karmaşıklıklar, girişimcilerin zaman ve kaynak kaybetmesine neden oluyor.
- Nitelikli İş Gücü ve Beyin Göçü: Özellikle teknoloji ve yazılım alanında yetişmiş nitelikli insan kaynağına erişim zorluğu ve beyin göçü, girişimlerin büyüme kapasitesini sınırlıyor.
- Bölgelerarası Eşitsizlikler: Girişimcilik ekosistemi büyük ölçüde İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlere odaklanmış durumda. Diğer bölgelerdeki potansiyelin harekete geçirilmesi için daha fazla destek mekanizması gerekiyor.
Fırsatlar ve Potansiyel: Türkiye’nin Güçlü Yönleri
Tüm zorluklara rağmen Türkiye’nin girişimcilik alanında önemli fırsatları ve güçlü yönleri bulunuyor:
- Genç ve Dinamik Nüfus: Genç ve dijital okuryazarlığı yüksek nüfus, yeni fikirlerin ve iş modellerinin doğuşu için verimli bir zemin sunuyor.
- Dijital Dönüşüm Hızı: Pandemi süreciyle hızlanan dijitalleşme, e-ticaret, fintech ve SaaS gibi alanlarda yeni girişimcilik fırsatları yaratıyor.
- Devlet Destekleri: KOSGEB, TÜBİTAK ve Kalkınma Ajansları gibi kurumlar aracılığıyla sağlanan hibe ve teşvikler, özellikle erken aşama girişimlere önemli bir kaldıraç sağlıyor.
- Kuluçka Merkezleri ve Hızlandırıcılar: Üniversiteler ve özel sektör tarafından kurulan kuluçka merkezleri ve hızlandırıcı programlar, girişimcilere mentorluk, eğitim ve altyapı desteği sunuyor.
- Özel Sektörün Artan İlgisi: Büyük bankalar, holdingler ve kurumsal şirketler, kendi bünyelerinde veya yatırım fonları aracılığıyla girişimlere olan ilgilerini artırıyor.
- Sınır Ötesi Girişimcilik Potansiyeli: Türkiye’deki girişimlerin, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Doğu Avrupa ve Orta Asya pazarlarına açılma konusunda coğrafi ve kültürel avantajları bulunuyor.
Türkiye Girişimcilikte Nereye Gidiyor?
Türkiye, erken aşama girişimcilikte küresel ortalamaların üzerinde bir ivmeyle ilerlerken, makroekonomik istikrarsızlık ve fon erişimindeki zorluklar nedeniyle ölçeklenme ve büyümeyi sürdürme konusunda önemli engellerle karşı karşıya. Özellikle 2022’deki zirveden sonra yaşanan yatırım düşüşleri, ülkenin girişim ekosisteminin potansiyelini tam olarak gerçekleştirmesi için yapısal adımlar atması gerektiğini gösteriyor. Genç nüfus, dijitalleşme hızı ve artan destek mekanizmaları gibi güçlü yönleriyle Türkiye, doğru politikalar ve istikrarlı bir yatırım ortamı ile bu zorlu virajı dönerek küresel bir girişimcilik merkezi olma potansiyelini taşımaktadır.
