Türkiye’de milyonlarca vatandaşı doğrudan ilgilendiren ilaç fiyatlarına beklenen zam haberi geldi. Sağlık Bakanlığı tarafından ilaç fiyatlarının belirlenmesinde kullanılan Euro kuru güncellendi. Yapılan düzenleme ile ilaç fiyatlarına ortalama yüzde 10,48 oranında bir artış yansıyacak.
Resmi Gazete’de yayımlanan kararın ardından, ilaç takip sistemindeki güncellemelerle birlikte yeni fiyatların Şubat ayının ortalarından itibaren eczane raflarına yansıması bekleniyor. Bu artış, vatandaşların sağlık harcamalarında önemli bir kalemi etkileyecek.
İlaç Fiyatlandırmasında Euro Kuru Nasıl Belirleniyor?
Türkiye’de ilaç fiyatları, Sağlık Bakanlığı tarafından her yıl belirlenen “ekonomik Euro değeri” üzerinden hesaplanıyor. Bu değer, Avrupa’da ilaçların en ucuz olduğu 5 ülkenin ortalaması baz alınarak ve belirli bir Euro/TL paritesine sabitlenerek oluşturuluyor. Ancak, piyasadaki gerçek Euro kuru ile ilaç fiyatlandırmasında kullanılan kur arasında uzun süredir büyük bir fark bulunuyor.
- Eski Kur (Şubat 2023): 1 Euro = 17,55 TL
- Yeni Kur (Şubat 2024): 1 Euro = 19,39 TL
Bu güncelleme, 2023 yılının başından bu yana yapılan ilk değişiklik olma özelliğini taşıyor. Sektör temsilcileri, artan enflasyon ve döviz kuru dalgalanmaları nedeniyle uzun süredir bu güncellemeyi bekliyordu.
Piyasa Kuru ile Resmi Kur Arasındaki Büyük Fark
Yapılan güncelleme ile ilaç fiyatlandırmasında kullanılan Euro/TL paritesi 17,55 TL’den 19,39 TL’ye yükseltilmiş olsa da, piyasadaki güncel Euro kurunun 32,75 TL civarında seyretmesi, aradaki farkın kapanmadığını gözler önüne seriyor. Yeni oran ile piyasa kuru arasındaki makas yaklaşık yüzde 40 seviyelerinde kalmaya devam ediyor.
Bu Farkın Sonuçları Nelerdir?
Piyasa kurları ile ilaç fiyatlandırması arasındaki bu ciddi makas, ilaç tedarik zincirinde önemli sorunlara yol açıyor:
- İlaç Tedarik Sorunları: İlaç firmaları, düşük kur nedeniyle Türkiye pazarına ürün getirmekte veya ithal ham maddelerle yerli üretim yapmakta zorlanıyor. Bu durum, özellikle ithal ilaçlarda ve bazı yerli üretimlerde tedarik zinciri aksaklıklarına neden olabiliyor.
- İlaç Kıtlığı Riski: Düşük fiyatlandırma, bazı kritik ilaçların piyasada bulunurluğunu azaltarak ilaç kıtlığı riskini beraberinde getiriyor.
- Yeni İlaçlara Erişim Engeli: Yüksek maliyetler nedeniyle yeni nesil ve inovatif ilaçların Türkiye pazarına girişi yavaşlayabiliyor veya engellenebiliyor.
- Yerli Üreticiler İçin Zorluklar: Hammadde maliyetlerinin döviz kuruna bağlı olarak artması ve sabit kalan düşük ilaç kuru, yerli ilaç sanayisinin sürdürülebilirliğini tehdit ediyor.
Sektör Temsilcileri Ne Diyor?
Eczacılar ve ilaç firmaları, ilaç fiyatlandırmasında kullanılan Euro kurunun piyasa gerçeklerine daha yakın ve güncel tutulması gerektiğini uzun zamandır dile getiriyorlardı. Yapılan zammın, sektörün taleplerini tam olarak karşılamadığı ancak kısmi bir rahatlama sağlayabileceği belirtiliyor. Ancak, kur farkının hala çok yüksek olması, gelecekteki ilaç tedarik ve üretim sorunları için endişelerin devam etmesine neden oluyor.
Sağlık otoriteleri, bu politikanın temelinde ilaçlara erişimi uygun fiyatlarla sağlamak yattığını savunsa da, piyasa gerçeklerinden kopuk bir fiyatlandırma politikasının uzun vadede ilaç bulunurluğunu olumsuz etkileyebileceği uzmanlarca vurgulanıyor. Bu son güncelleme, vatandaşların ilaç harcamalarını artırırken, sektörün kronik sorunlarına ne denli çözüm olacağı ise henüz net değil.
