Rusya-Ukrayna Savaşı’nın küresel enerji piyasaları üzerindeki yıkıcı etkisi, son 10 ayda ham petrol arzında şaşırtıcı bir kayba yol açtı. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol’un açıklamalarına göre, savaşın başladığı Şubat 2022’den bu yana küresel petrol arzından tam 500 milyon varil ham petrol çekildi. Bu büyük kayıp, dünya genelinde petrol fiyatlarının rekor seviyelere yükselmesine ve enerji krizinin derinleşmesine neden oldu.
IEA Başkanı Birol, Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda yaptığı değerlendirmelerde, bu arz kaybının arkasındaki temel faktörün Rusya’nın petrol üretimindeki düşüş olduğunu belirtti. Savaşın başlamasından bu yana Rusya’nın günlük petrol arzı yaklaşık 1 milyon varil azaldı ve bu durum, küresel tedarik zincirlerinde ciddi aksaklıklara yol açtı.
Küresel Petrol Piyasasında Yarım Milyar Varillik Deprem
Neden Bu Kadar Büyük Bir Kayıp Yaşandı?
Şubat 2022’de Ukrayna’ya yönelik saldırının başlamasıyla birlikte, Rusya’ya uygulanan uluslararası yaptırımlar ve batılı ülkelerin Rus petrolüne olan talebi azaltma çabaları devreye girdi. Rusya’nın günlük 1 milyon varil civarında azalan üretimi, 10 aylık süreçte kümülatif olarak 500 milyon varillik bir arz açığı yarattı. Bu durum, küresel petrol piyasalarında dalgalanmalara yol açarak fiyatların hızla yükselmesine neden oldu. Rusya, savaş öncesinde günlük ortalama 8 milyon varil ham petrol ihraç ediyordu.
Piyasalarda Fiyat Sıçraması ve Rusya’nın Gelirleri
Arz kaybının yanı sıra, küresel talepteki toparlanma da petrol fiyatlarını yukarı çekti. Ham petrol fiyatları, savaşın ilk aylarında varil başına 100 doların üzerine çıkarak, hatta 120 dolar seviyelerini aşarak rekor seviyelere ulaştı. Bu yüksek fiyatlar, batılı ülkelerin yaptırımlarına rağmen Rusya’nın enerji gelirlerini bir süre artırmasına neden oldu. Hatta Temmuz ayında Rusya’nın enerji ihracatından elde ettiği gelir 21 milyar dolara ulaşarak dikkat çekmişti.
Ancak Birol’un açıklamalarına göre, son dönemde yaşanan gelişmelerle birlikte bu tabloda bir değişim gözleniyor. Yüksek fiyatlar sayesinde küresel piyasalardan dışlanamayan Rus petrolü için, G7 ülkelerinin uyguladığı varil başına 60 dolarlık tavan fiyat uygulaması ve AB’nin deniz yoluyla taşınan ham petrole ambargosu (5 Aralık 2022 itibarıyla) Rusya’nın gelirlerinde düşüşe yol açmaya başladı. Özellikle Hindistan ve Çin gibi büyük alıcıların pazarlık gücünü artırmasıyla Rus petrolü, bu tavan fiyatın altında işlem görmeye başladı.
Gelecek Ne Getiriyor: Talep ve Yeni Yaptırımlar
Önümüzdeki dönemde küresel petrol piyasalarını etkileyecek önemli faktörler bulunuyor. Çin’in Kovid-19 kısıtlamalarını kaldırmasıyla birlikte bu ülkeden gelecek petrol talebinin güçlenmesi bekleniyor. Birol, Çin ekonomisinin toparlanmasının küresel petrol talebinde büyük bir artışa neden olabileceğini vurguladı. Öte yandan, Rusya’nın petrol üretiminin daha da düşebileceği öngörülüyor. Ayrıca, AB’nin 5 Şubat 2023’ten itibaren yürürlüğe girecek Rus petrol ürünlerine yönelik ambargosu ve G7’nin bu ürünlere yönelik tavan fiyat uygulaması, Rusya’nın gelirlerini daha da baskılayabilir.
IEA’dan Küresel Çağrı
IEA, enerji arz güvenliğini sağlamak ve fiyatları dengelemek amacıyla üye ülkeleri stratejik petrol rezervlerini kullanmaya çağırmıştı. Bu çağrılar, küresel ekonomiyi vuran enerji enflasyonunun hafifletilmesi ve piyasalardaki oynaklığın azaltılması hedefliyordu. Rusya-Ukrayna Savaşı’nın küresel ekonomideki enflasyonist baskıları tetikleyen ana faktörlerden biri olmaya devam ettiği belirtiliyor.
