Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) eş genel başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, beraberlerindeki grup başkanvekilleri Gülüstan Kılıç Koçyiğit ve Saruhan Oluç ile birlikte Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’u ziyaret etti. Bakanlıkta gerçekleşen kritik görüşmede, Abdullah Öcalan üzerindeki “tecrit” iddiaları, cezaevlerindeki insan hakları ihlalleri, yargı reformu ve kayyım atamaları gibi önemli başlıklar masaya yatırıldı.
DEM Parti heyeti, siyasi partiler ve Meclis Başkanı ile gerçekleştirdikleri temasların bir devamı niteliğinde olan bu ziyaretle, Türkiye’deki yargı ve demokrasi süreçlerine ilişkin endişelerini doğrudan Adalet Bakanı’na iletti. Yaklaşık bir buçuk saat süren görüşmede, özellikle İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Cezaevi’nde uygulandığı iddia edilen “mutlak iletişim yasağı” ve bunun Anayasa Mahkemesi’ne taşınması süreci vurgulandı.
Görüşmede Neler Ele Alındı?
Abdullah Öcalan’a Yönelik Tecrit İddiaları
Görüşmenin ana gündem maddelerinden biri, İmralı Cezaevi’nde hükümlü bulunan Abdullah Öcalan ve diğer tutuklular üzerindeki tecrit iddiaları oldu. DEM Parti heyeti, Öcalan’ın avukatlarının ve ailesinin müvekkilleriyle görüşme ve haber alma haklarının engellendiğini, bunun insan hakları ve hukuk devleti ilkelerine aykırı olduğunu savundu. Heyet, geçtiğimiz günlerde Öcalan’ın avukatlarının bu konuyu Anayasa Mahkemesi’ne taşıdığını Bakan Tunç’a hatırlattı ve bu durumun bir an önce çözüme kavuşturulması gerektiğini ifade etti.
Cezaevlerindeki İnsan Hakları ve Yargı Reformu
DEM Parti, Türkiye genelindeki cezaevlerinde yaşanan insan hakları ihlalleri, tutuklu ve hükümlülerin yaşam koşulları, sağlık hizmetlerine erişim sorunları gibi konuları da gündeme getirdi. Adaletin tecellisi ve yargı süreçlerinin hızlandırılması amacıyla yapılması planlanan yargı reformlarının, tüm toplumsal kesimleri kapsayacak şekilde şeffaf ve katılımcı bir yaklaşımla hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı.
Kayyım Sistemi ve Yerel Demokrasi
Görüşmede tartışılan bir diğer önemli başlık ise belediyelere yapılan kayyım atamaları oldu. DEM Parti heyeti, seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınarak yerlerine kayyım atanmasının, halk iradesini gasp etmek anlamına geldiğini ve yerel demokrasiyi derinden yaraladığını dile getirdi. Bu uygulamanın hukuki temelden yoksun olduğu ve bir an önce son bulması gerektiği yönündeki beklentilerini Bakan Tunç’a ilettiler.
Bakanlık ve DEM Parti’nin Tutumu
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un, DEM Parti heyetinin dile getirdiği konulara ilişkin olarak, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkesinin altını çizdiği öğrenildi. Bakan Tunç, özellikle Öcalan’a yönelik tecrit iddialarına ilişkin taleplerin, ilgili mahkemelerce değerlendirilmekte olduğunu ve Bakanlığın bu süreçlere doğrudan müdahalesinin söz konusu olmadığını belirtti. Yargı kararlarının bağımsız mahkemelerce verildiğini ve bu kararlara saygı duyulması gerektiğini vurguladı.
DEM Parti Eş Genel Başkanları ise görüşme sonrası yaptıkları açıklamada, hukuk devleti ilkesinin tüm yurttaşlar için geçerli olması gerektiğini ve hiçbir ayrım yapılmadan herkesin adil yargılanma ve insan haklarından eşit şekilde faydalanması gerektiğini ifade etti. Toplumsal barışın ve uzlaşmanın sağlanması adına bu tür diyalogların önemli olduğunu belirten parti yetkilileri, taleplerinin takipçisi olacaklarını kaydetti.
Siyasi Temaslar Devam Ediyor
Adalet Bakanı ziyareti, DEM Parti’nin Meclis’teki gruplar arası diyalog ve siyasi partilerle temas kurma çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Parti heyeti, bu görüşme öncesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş ile de bir araya gelmiş ve diğer siyasi parti genel başkanlarıyla da temaslarını sürdürmüştü. Bu geniş kapsamlı temaslar aracılığıyla, DEM Parti’nin Türkiye’nin temel sorunlarına ilişkin çözüm önerilerini ve eleştirilerini kamuoyu ve devlet organları nezdinde dile getirme stratejisi izlediği gözleniyor.
