Marmara ve Karadeniz kıyılarında son haftalarda görülen yunus ölümleri, hem vatandaşları tedirgin ediyor hem de bilim dünyasında endişeyle karşılanıyor. İstanbul’un Silivri ve Çatalca ilçelerinde tek bir günde üç yunus ölüsünün kıyıya vurmasıyla birlikte, son bir ayda İstanbul genelinde bu sayının 15 ila 20’yi bulduğu belirtiliyor. Bu durum, yetkilileri ve uzmanları detaylı incelemeler yapmaya sevk etti.
Kıyı şeritlerinde art arda bulunan yunus cesetleri, özellikle bölge halkı arasında çevre kirliliği iddialarını gündeme getirirken, yetkili kurumlar ölümlerin kesin nedenini belirlemek üzere harekete geçti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ekipleri, sahile vuran yunusları toplayarak incelemeye aldı. Tarım ve Orman Bakanlığı da bu numuneler üzerinde otopsi (nekropsi) çalışmalarını sürdürüyor.
Neden Bu Dönemde Artış Görüldü?
İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Deniz Memelileri Araştırma Merkezi’nden Doç. Dr. Arda Tonay, yunus ölümlerinin özellikle nisan ve mayıs aylarında yoğunlaşmasının aslında olağan bir durum olduğunu belirtiyor. Dr. Tonay, “Bu dönem, yunusların üreme, göç ve beslenme hareketlerinin yoğunlaştığı bir zamandır. Yavrulama dönemlerinin başlangıcı ve beslenme alanlarındaki hareketlilik, ölümlerin artışına neden olabilir,” dedi. Ancak Doç. Dr. Tonay, bu yılki ölümlerin geçmiş yıllara kıyasla daha yüksek sayılara ulaşmasının dikkat çekici olduğunu vurguladı. Karadeniz Ereğli kıyılarında da benzer vakaların görüldüğünü ve genel olarak Karadeniz hattında bu artışın yaşandığını ifade etti.
Olası Sebepler Neler?
Doç. Dr. Arda Tonay’a göre, yunus ölümlerinin altında yatan birden fazla sebep bulunabilir. Bu sebepler başlıca üç ana başlık altında toplanıyor:
- Hastalıklar: Viral, bakteriyel veya paraziter enfeksiyonlar, yunusların bağışıklık sistemini zayıflatarak ölümlerine yol açabilir. Özellikle çevresel stres faktörleri, hastalıkların yayılmasını hızlandırabilir.
- Yan Avlanma (Bycatch): Balıkçılık faaliyetleri sırasında yunusların ağlara takılarak boğulması, önemli bir ölüm nedenidir. Balıkçılık sezonunun 15 Nisan’a kadar devam etmesi ve ağların yoğun kullanımı, bu tür olayların artmasına zemin hazırlayabilir. Yunuslar, balık sürülerinin peşinden giderken farkında olmadan ağlara takılabilirler.
- Gıda Zehirlenmeleri: Besin zincirinde biriken ağır metaller veya toksinler (biyotoksinler), yunusların tükettiği balıklar aracılığıyla onlara geçerek zehirlenmelere neden olabilir. Bu durum, özellikle kirliliğin yoğun olduğu bölgelerde daha sık görülebilir.
Doç. Dr. Tonay, kesin ölüm nedenlerinin ancak kapsamlı bir otopsi (nekropsi) ile belirlenebileceğinin altını çizerek, “Her bir yunus cesedinin detaylı bir şekilde incelenmesi ve doku örneklerinin analiz edilmesi gerekiyor. Bu sayede, bölgesel bir hastalık mı, yoksa başka bir çevresel faktör mü etkili, netleştirebiliriz,” ifadelerini kullandı.
Resmi Kurumlar Ne Yapıyor?
Konuyla ilgili olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı yetkilileri, vatandaşlardan gelen ihbarları titizlikle değerlendirerek sahile vuran yunuslara müdahale ediyor. Cesetler, veteriner hekimler eşliğinde toplanarak Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ilgili birimlerine sevk ediliyor. Bakanlık bünyesindeki laboratuvarlarda yapılan nekropsi çalışmaları sonucunda elde edilecek veriler, ölümlerin nedenleri hakkında kritik bilgiler sunacak. Uzmanlar, bu verilerin düzenli olarak toplanması ve uzun vadeli izleme programlarının oluşturulmasının, deniz memelilerinin korunması açısından hayati önem taşıdığını belirtiyor.
Deniz ekosistemindeki dengesizliklerin ve kirliliğin deniz canlıları üzerindeki etkileri, yunus ölümleriyle bir kez daha gündeme gelirken, kamuoyunun ve ilgili kurumların bu konudaki duyarlılığı ve iş birliği, gelecekte benzer durumların önüne geçilmesi adına büyük önem taşıyor.